2008 Yazılarım | 2009 Yazılarım | 2010 Yazılarım

 

(Kasım /2007) ÖĞRETMEN KİM…?

Konsantrasyon - Sürüşe davet

  Hepimiz motosiklet kullanmayı seviyoruz. Kimimiz her havada, kimimiz sadece kuru havalarda, bazılarımız ise her yolda. Her ne olursa olsun, ortak hedef motora binmek, motoru sürmek, A dan B ye giderken azami keyfi almak.
Peki bu keyif her zaman bizim aradığımız yerde mi?. Evet demek bazen çok zor değil mi?  Elden geldiğince yüksek konsantre olarak motor sürmek, sizlere yanında inanamayacağınız kadar çok artı getirecektir.
   Motoru “iyi” kullanmanın ilk kurallarından birisi konsantrasyondur. Etrafımızda binlerce değişken hareket, binlerce değişken senaryo varken, önceden zihinsel olarak hazırlanmış olmak, konsantrasyonumuz yüksek olarak motoru kontrol ve koordine etmek, hem yaptığımız işi kolaylaştıracak, hem de güvenliğimizi olabildiğince arttırarak keyif almamızı sağlayacaktır.
  Evinizden çıkarken, motora binmeye odaklanın. Ne yapacağınızı en baştan planlamış olun: Montu giy, önünü kapa, eldivenleri giy, kaskı tak. Hop ne oldu? Eldiven ile kask çok zor bağlanıyor. Eldivenleri geri çıkart, şimdi kaskı bağla, eldivenleri yine giy. Aaa!.. Anahtar nerde. Ceplerden birisinde yada boynundaki anahtarlıkta. Eldivenleri yine çıkart, anahtarları ara, bul, motora tak, montu kapat, eldivenleri giy ve tüm bunları üstünde mont ve kafanda kask ile yap. Daha motora binmeden terlediniz sıkıldınız değil mi?  Bazılarınıza komik gelse bile o kadar çok sürücü ile karşılaştım ki bu  şekilde davranan, inanamazsınız!... Düzenli olun. Her şeyin bir yeri ve sırası olsun. Pantolon, çizme, bellik, mont, kask, anahtar çıkart, eldiven sıralaması ile hareket etmeye alışırsanız, işiniz çok daha kolaylaşacak, motor daha konsantre olarak bineceksiniz.
Kıyafetlerinizi hava şartlarına ve gideceğiniz, içinden geçeceğiniz iklim ve yüzey koşullarına göre seçin. Kışın vizörünüzün buğu camını takmayı, parmak silecek almayı, yedek yağmurluk, eldiven edinmeyi, varacağınız B noktasına biraz daha geç ulaşabileceğinizi unutmayın. Minik detaylar çok daha konforlu sürüş yapmanızı, yani çok keyif almanızı sağlar. Yer buz değilse her havada motora binmeye özen gösterin. ( Bkz. Geçen sayı, sevgili öğrencim Başak İlbaşı’nın köşesi.) Değişik ve değişken hava koşullarında sürüş yapmak becerinizi arttıracağı gibi, size bir çok bilgi ve deneyim de kazandıracaktır. Yaşamadan öğrenemeyeceğiniz bir çok keyifli detayı bu havalarda keşfedeceksiniz. Motorunuzun olanak tanıdığı kadarı ile off road yapın. Sizlere, atlayan zıplayan Kros motorcusu olun demiyorum ama yinede zemindeki değişikler sürüşünüze ve bireysel gelişiminize ciddi katkı, size de keyif katacaktır.

Amaç edinin

Zihninizi ve vücudunuzu rahatlatın. Her gün ne öğrenmek istediğinizi, sürüşünüzde en çok ne geliştirmek istediğinizi düşünerek selenize oturun. Hocam Paolo Volpara’dan bir alıntı yapmak istiyorum: “Unutmayın ki motorunuz ve yol sizin öğretmeninizdir. Siz ise bu iki elemanı kullanarak gelişmek, bunu yaparken de keyif almak isteyen bir öğrencisiniz. “ Bu öğrenme süreci hiçbir zaman bitmeyecektir. İşin güzel noktası da bu değil mi zaten. Motor üzerinde çok sakin olun. Seri ama ağır hareket edin. Çok önemli olarak; normal düzende nefes alıp vermeye özen gösterin. Gerginlik motor sürmenin bir numaralı düşmanı, sizi hata yapmaya sürükleyen en önemli etkendir. Aman dikkat edin.
Gergin olmanız sizin, motorunuza ve yola daha az duyarlı ve saygılı olmaya iten hareketler yapmanıza sebep olur. Öğretmenlerinize saygılı olmalısınız ki, öğrenme süreciniz devam etsin. Her viraj, onu ilk defa alıyormuşsunuz gibi hesaplanmayı ister. Geçtiğiniz her araç ve yaya, sanki size zarar verebilecek tek obje onlarmış gibi dikkat etmenizi ister. Motor üzerinde yaptığınız hareketler, verdiğiniz kontroller sertleşmeye, keskinleşmeye başlarsa, sağa çekin ve durun. Kaskınızın camını açın, nefes alın, sakinleşin, tekrar yola devam edin.30 saniyelik bu minik “kaçamak” konsantrasyon seviyenizi yükseltecek, etrafa daha olumlu bakmanızı sağlayacak, sizi daha mutlu bir sürücü yapacaktır. Evde sizi seven eşinizi, çocuğunuzu düşünmek, güzel bir tatil beldesinde olduğunuzu düşünmek, sizi mutlu edecek bir detay hatırlamak, sürüşünüze son derece pozitif olarak yansıyacaktır. Bunlar tamam ise, yine tam konsantrasyon ile motorunuza binin. Ve sürüşünüzün keyfini çıkartın.

En önemlisi, kaskınızın içinde kocaman bir gülümseme ile motorunuzu sürün.

(Aralık /2007) YETTİMİ, YETMEDİMİ?...

 Geçen sayımıza California Superbike School’un -CSS- Türkiye’de düzenlediği ilk eğitmden bahsetmiştik. Bu sayımızda ise Eylül ayında, yine İzmir Pınarbaşı yarış pistinde düzenlenen ikinci  “Viraj Teknikleri Eğitimi “nden bahsedeceğiz.İlk eğitim yine aynı yerde Mayıs ayında düzenlenmişti.
A-Z sporun sahibi sevgili Alp Berker, bu okulun Türkiye ayağı olarak yine organizasyonun tamamını üstlenmişti.

 Önce biraz okuldan bahsedelim. California Superbike School (çoğunuzun bildiği üzere) dünyanın eni iyi pist eğitim okulu olarak tanınmaktadır. Sahibi ve kurucusu Keith Code ise son 40 yıldır dünyanın en iyi ve gelişmiş eğitim sistemi yaratıcı olarak bilinmektedir.
Yetiştirdiği sayısız sürücüler, dünyanın 7 ülkesinde faaliyet gösteren okulları, bu okuldan çıkmış bir çok yarışçı olması bir yana, Keith Code, motosiklet dünyasına yeni sürüş ve eğitim kavramları katmış bir eğitmendir. Alınacak, öğrenilecek her bir kelimenin bile çok değerli olduğu bu eğitimi elbette kaçırmayıp, hemen İzmir’e gittim.Ve heyecan başladı.

Mayıs eğitiminde 27 öğrenci olarak hazırdık. Ama Eylül eğitiminde tam 46 kişilik bir katılım vardı. Sabah ilk iş olarak verilen güvenlik ve tanışma brifinginde, eğitmenlerimizi tanıdık. Masraftan kaçınılmamış ve 7 eğitmen getirilmişti. Öğrenciler ile ilgilenilecek daha çok zaman yaratılmıştı.(bkz res.5)
Sabah biz farkına bile varamadan, motorlarımızın teknik kontrolleri yapılmış, onay çıkartmasları yapıştırılmış, aynaları ve gösterge saatleri kapatılmış, dağıtılan gurup renklerine göre sıralarına çekilmiş, bizleri bekler halde hazırlanmışlardı.

Geçen eğitime katılanlar 3. ve4. seviyeleri iki gün dahilinde alacaklar, katılmatyanlar ise, 1. ve 2. seviye eğitimleri alacaklarıdı. Bu yüzden ilk ana brifingin sonundan gurupları ikiye ayrıldı.

Herkes kendi eğitim seviyesine göre, her saniye ensesinde olan ve inanılmaz detaylar görerek bizleri yönlendiren eğitmenler eşliğinde eğitimine başladı.  İlk gün bu şekilde geçtikten sonra yorgun argın otelimize döndük. Tüm eğitmenler ve gurup ile aynı otelde kalmak da işin ayrıca bir keyifi idi. Havuz başı muhabbetleri, ortak payda konuların çokluğu, eğitimin o detayı, eğitimin bu detayı derken, topluca yemekler yendi ve ertesi gün iple çekildi.

İplen çekilen ertesi gün bize çok daha değişik bir eğitim sundu; Birebir sürüş. Her eğitmen bir
Öğrenci ile çalışıyordu, o kişinin tüm eğitim boyunca zayıf olduğu, anlamadığı, zorlandığı, geliştirmek istediği detayları tahtaya yazıyor, sonra size pistte neleri nasıl yapmanız gerektiğini anlatıyor, pistte giderken arkanızdan ve önünüzden sürerek (bkz res.4) sizlere görsel olarak yardımcı oluyor, sonra sizi kenara çekip işitsel olarak ne nasıl oldu-olmalı anlatıyor ve sizin gelişiminize azami yardımcı olamaya çalışıyor. E süper de oluyor haliyle.

Yıllardır Avrupa’daki en üst seviyede Güvenli Sürüş ve İleri Seviye Sürüş eğitimi veriyorum. Yine de bu kadar güzel bir eğitim aldığım için çok çok mutluyum. Benim yanımda eğitime gelen çok değerli ağabeylerimiz de vardı.Yıllardır motor kullanan, yarışan, motorculuğu meslek edinmiş bu değerli arkadaş ve ağabeylerimin yanında eğitim almaktan çok gurur duyudum. ( Sina Afyoneri, Hamit Abbasoğu, Fuat El Katip, Armağan Ak, Cenk Barutçu, David Maden, Yiğit Kariş ve diğer herkes ) Hepimiz ne kadar ne bilirsek bilelim, öğrenmenin asla yeterli olmadığını, öğrenecek her zaman bir çok şey olduğunu, motor üzerinde gelişimin sonunun olmadığını bir kez daha ve yine gördük.

Çoğunuzun aklına şu gelecektir eminim; “ E Türkiye’de kaç pist varki  Viraj Teknikleri Eğitimi alıyorsunuz, yarışçımı olacaksınız, normal virajlı yollarda ne işinize yarayacak ki pist eğitiminde öğrendikleriniz?”  E işin püf noktası da bu zaten. Son derece güvenli, kontrollü ve eğitmenler gözetiminde aldığınız bilgileri, normal yol şartlarına nasıl adapte edersiniz? Önümüzdeki sayımızda ne okuyabileceğinizi de böylecesanırım öğrendiniz. Bu adaptasyon sizlere de çok şey kazandıracak ve daha da güvenli kullabileceksiniz.
Sevgili Alp Berker’e yine çok büyük teşekkürler. 2008 içinde CSS Türkiye’ye 3 kez daha gelecek. Ben 2 defa 4. seviye, bir defa da 2. seviyeyi yine alacağım. Bu üç eğitimin en az ikisinin Körfez pistinde olması için sevgili Alp çalışmalara başladı bile. Bence kaçırmayın.
Bu kadar eğitim alık, yettimi?...Tabiki hayır, YETMEDİ...

Güvenli Sürüşler dilerim

2008 Yazılarım | 2009 Yazılarım | 2010 Yazılarım